Bu site kadınların ihtiyaçlarına yönelik her türlü bilgiyi içermektedir.

Gerçek aşk var ama kanıtı yok

Amerika’da yayımlanan Edgedergisi, dünyanın en önemli 100 bilimadamına ÅŸu soruyu sordu: “DoÄŸruluÄŸuna inandığınız ama kanıtlayamadığınız ÅŸey nedir?” Cevaplar bir kitapta bir araya toplandı. Kimi gerçek aÅŸkı kanıtlayamadığını söyledi, kimi de çocukluÄŸumuzu nasıl hatırladığımızı….

DoÄŸruluÄŸuna inandığınız ama kanıtlayamadığınız ÅŸey nedir? Sorunun kendisi baÅŸlı başına yeterince tahrik edici. Bir de cevapların, dünyanın en parlak beyinlerinden geldiÄŸini düşünün. İşte o zaman ortaya okumaya doyamayacağınız bir derleme kitap çıkar: What We Believe But Can Not Prove (İnandığımız Ama Kanıtlayamadıklarımız) ABD’de yeni yayımlanan kitapta, kendi alanlarında dünyanın en iyileri olan 100 bilim adamı, doÄŸruluÄŸuna inandığı halde kanıtlayamadığı ÅŸeyi anlattı. İşte cevaplardan seçmeler:

EVRİMİN KARANLIK YÜZÜ Judith Rich Harris, Davranışsal Psikoloji “İnsanlığın evriminde sanıldığı gibi iki deÄŸil, üç seçilim sürecinin rol oynadığına inanıyorum. İlk ikisini biliyoruz: DoÄŸal seçilim, yani güçlünün ayakta kalması ve seksüel seçilim, yani karşı cins için verilen kavga. Benim varolduÄŸuna inandığım ancak kanıtlayamadığım üçüncü seçilim sürecinde ise güzellik seçiliyor. Ancak bu seçimi karşı cins deÄŸil, anneler yapıyor. Ben buna ‘ebeveyn seçilimi’ diyorum. Pek çok antropoloÄŸun belgelediÄŸi gibi, ilk insanlar ÅŸu veya bu sebeple bakamayacakları çocuklarını doÄŸduktan hemen sonra ölüme terk ediyorlardı. Bu söylediÄŸim kulaÄŸa çok acımasız gelebilir, ama bu seçimde çocuÄŸun güzelliÄŸi de rol oynuyordu. Güzellik kültürden kültüre, çaÄŸdan çaÄŸa deÄŸiÅŸen bir kavram olsa da, daha açık ten ve daha az kıl/ saç makbul sayılıyordu. Ebeveyn seçilimi, ataları Afrikalılar’a dayanan Avrupalıların ten renklerinin gittikçe açılmasının ilk basamağı oldu ve bu süreci çok hızlandırdı.”

HAYVANLARIN DA BİLİNCİ VAR Joseph Ledoux, Sinirbilimci New York Üniversitesi “Hayvanların duygularının ve, insandan faklı bir biçimde de olsa, bilinçlerinin olduÄŸuna inanıyorum. Ama ne ben, ne de bir baÅŸkası bunu henüz kanıtlayabilmiÅŸ deÄŸil. Yine de diÄŸer insanlardan bahsederken az da olsa bir fikrim var, çünkü aÅŸağı yukarı tüm insanlar benzer bir beyin yapısına sahipler. DiÄŸer canlılara baktığımızda, duygular ve bilinçle ilgili sorular sormaya baÅŸladığımızda bu biraz riskli çünkü onların beyin yapıları bizimkinden farklı.”

BİR BEYNİN NESİ VAR Stephen Kosslyn, Psikolog Harvard Üniversitesi “Aklımız sadece kendi beynimizden deÄŸil, aynı zamanda bir parça da baÅŸka insanların beyinlerinden kaynaklanıyor. Bu fikir üç temel gözlem üzerine kurulu: İlki beyinlerimizin kısıtlı oluÅŸu. Kafadan 756′yı 312 ile çarpmayı deneyin. Kâğıt kalem mi, yoksa hesap makinası mı iÅŸinize daha çok yarar? Bu cihazlar protez sistemlerdir ve kavramamızdaki eksiklikleri telafi etmeye yarar. Aynen tahta bacağın fiziksel noksanlığı telafi etmesi gibi. İkincisi, kullandığımız en önemli protez sistemin diÄŸer insanlar olduÄŸu. ÖrneÄŸin, mutlu bir evlilik iki insanın birbirlerine verimli bir sosyal protez olabilmelerine baÄŸlıdır. Üçüncü gözlem, sosyal bir protez sistem olabilmenin ana unsuru, bir baÅŸkasına en iyi nasıl yardım edebileceÄŸini öğrenmektir.”

DOÄžA KANUNU DENEN ÅžEY Rupert Sheldrake, Biyolog Cambridge Üniversitesi “DoÄŸanın da bir hafızası olduÄŸuna inanıyorum. Bizim ‘doÄŸa kanunları’ dediÄŸimiz ÅŸeylerin çoÄŸunun, aslında zaman içinde kazandığı ‘alışkanlıklar’ olduÄŸunu düşünüyorum. Ama bunu kanıtlayamam.”

HAFIZA NEREDE GİZLİ? Terrence J. Sejnowski, Sinirbilimci Kaliforniya Salk Enstitüsü “GeçmiÅŸi nasıl hatırlıyoruz? Bu soruya bir sanatçı, bir tarihçi veya bir bilim insanı farklı cevaplar verebilir. Her ne kadar sinirbilimciler bu konuda çok yol katettilerse de, ben inanıyorum ki ‘uzun dönem hafızası’nın depolandığı yeri yanlış tarafta arıyoruz. ÇocukluÄŸumu hatırlama yeteneÄŸim, beni her zaman ÅŸaşırtmıştır. Bugün vücumda bulunan moleküllerin çoÄŸu, çocukluÄŸumdakilerden farklı. Özellikle de beynimi oluÅŸturan moleküller sürekli olarak yenileriyle yer deÄŸiÅŸtirmekte. Buna raÄŸmen 50 yıl önce yaÅŸamış olduÄŸum yerlerin detaylı anılarına sahibim. Bence uzun dönem hafızası beyindeki hücrelerin içinde deÄŸil, hücrelerin arasındaki alanda saklanıyor. Ama bunu ÅŸimdilik kanıtlayamıyorum. ”

YAZI MI, TURA MI? Leonard Susskind, Fizikçi Stanford Üniversitesi “EÄŸer bir milyon kere yazı tura atsam, hepsinin tura gelmeyeceÄŸinden eminim. Ama bunu kanıtlayamam. Olasılık teorisinin doÄŸruluÄŸundan eminim ama kanıtlayamam. Bütün bilimler aslında olasılık teorisi üzerine kurulu ama neden iÅŸe yaradığını bilmiyorum. Belki de bu yüzden Einstein, ‘Tanrı zar atmaz,’ dedi.”

Gerçek Aşk Var

David Buss, Psikolog Texas Üniversitesi: “Akademik hayatımın son 20 yılını insanların eÅŸ seçimleri üzerine araÅŸtırma yaparak harcadım. Bu zaman içerisinde kadın ve erkeÄŸin bir eÅŸte ne arzuladığından, seksüel ihanetin en ÅŸeytani biçimlerine kadar deÄŸiÅŸik bir çok olayı belgeledim. Kadın ve erkeÄŸin birbirini aldatmak ve ustalıkla yönlendirmek için buldukları hayret verici yaratıcılıktaki yöntemleri keÅŸfettim. Fakat, karşı cinsle iliÅŸkilerin bu karanlık boyutlarına raÄŸmen, gerçek aÅŸka olan inancım saÄŸlam kaldı. AÅŸk oldukça yaygın olmasına raÄŸmen, gerçek aÅŸk enderdir. Sıradan aÅŸkın yolları birçokları tarafından yeterince anlaşılmıştır: Cazibe, saplantı, seksüellik, kendini feda etme ve DNA’yı birleÅŸtirme isteÄŸi. Fakat, gerçek aÅŸk modern bilimin yöntemlerinden yakasını sıyırır, sınır tanımaz, engel bilmez. Gerçek aÅŸk vardır ve ben bunu kanıtlayamam.”

Zeynep Güven

3 Yorum Yapılmış “Gerçek aÅŸk var ama kanıtı yok”

Cevap Yazın

XHTML: Bu tagları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>